Para Kazanmak İçin Hangi Bedeli Ödemeye Hazırsınız?
Barrie Pearson "Deli Para" isimli kitabında şöyle der: "Kişiyi şanslı kılan, zihinsel tutumudur". Maddi olarak kötü durumdaysanız olasılıkla bu birdenbire olmamıştır. Ani olduğu varsayılan iflaslarda bile birtakım sinyaller vardır algılanması gereken..Bu kaybı görebilmek için kişide bir farkındalık oluşması gereklidir. İşler kötüye gittiğinde her şeyi bırakamazsınız. Birşeylerin kendiliğinden düzeleceğini varsaymak oldukça yanıltıcı ve kayıpları arttıran bir düşünce biçimidir. Kontrolü ele almak zorundasınız. Unutmayın kontrol sizde değilse mutlaka bir başkasındadır.
Bunun nedeni açıktır. Uçakta tehlike anında önce oksijen maskesini kendinize sonra çocuklarınıza takarsınız. Ortada büyük bir problem varsa önce kendinize iyi bakmak durumundasınız. Başkalarını veya kendinizi suçlamayı bırakıp içinizde bulunduğunuz durumun sorumluluğunu tüm cesaretinizle üzerinize almanız önemlidir. Nasıl ki kimi yaşanan olaylar sonucunda bu ekonomik güçlük oluştuysa durumunuzu iyileştirmek ve zenginlik için de belli bir sürece yani planlamaya ihtiyacınız vardır.
Albert Einstein der ki: "Karşılaştığımız önemli problemler, onları yarattığımızdaki aynı düşünce seviyesinde çözülemez". Bu yüzden, içinizde bulunduğunuz durumu anlamak sorgulamak önemlidir. Yazının başlığı buna dayanarak seçilmiştir. Hayatınızı yoluna sokmak için zenginleşmek için hangi bedelleri ödemeye hazırsınız? Nelerden vazgeçebilirsiniz? İşleri yoluna sokana kadar bu kararlılığınızı sürdürebilecek misiniz?
Zaman tutanağı yapmakla işe koyulabilirsiniz. Zamanınızı bir hafta boyunca nasıl kullandığınızı not ederek başlayın. Böylelikle gerekli ve gereksiz olan işler ortaya çıkacaktır. Önceliklerinizi belirlemek bu süreçte hayatidir. Bunun dışında herşey ikincil plandadır. Geçen her dakika borç ve faiz yükünüzü arttırmaktadır.
Öncelikli olan öncelikli olandır ve önceliğiniz borçlarınızdan kurtulmaktır. Bu bir anlayış ve zihinsel tutum meselesidir. Ani bir çözüm bekliyorsanız aradığınız şeyler bu yazıda yer almıyor. Aylar, yıllar sürebilecek köklü bir anlayış değişikliğine ihtiyacınız var. Hiçbir sihirli formül yok. Tek yapılması gereken yaşamınızı yönlendirmeye istekli olmaktır.
Nakit akışı ölüm kalım meselesidir! Her zaman nakitte kalmalısınız..Bu şu demektir, ne kadar borcunuz olursa olsun ani durumları karşılamak için bir miktar para her zaman yanınızda olmalıdır. Sağlık sorunları oluşabilir veya iş değiştirme durumunda işsiz bir süreç yaşayabilirsiniz. Bu ve benzeri durumlarda ayakta durabilmeniz için gerekli olan nakit parayı bankada değil evinizde cüzdanınızda bulundurmalısınız.
Aslında, sahibi olmadığınız parayı harcayamazsınız, harcamamalısınız. Burada kastedilen özellikle krediler ve kredi kartlarıdır. Çoktan bu borçlara sahipseniz ki olasılıkla bu yazıyı buraya kadar okuduysanız öyle olmalı o zaman bundan sonra yapılacak şey borçlarınızı akıllıca yönetmek olmalıdır.
Nereye ne kadar borcunuz olduğunu ve borç türlerini çok net biçimde bilmelisiniz. Borç şahıs borcu mudur banka borcu mudur ya da başka bir borç mudur? Ne zaman alınmıştır? Ödenmesi gereken son bir tarih var mıdır? Hangi borçlarınız aylık ne kadar faizle artmaktadır? Bu size önceliği hangi borçlara kaydıracağınız hakkında bilgi verecektir. Unutmayın amaç en akıllı biçimde en çok faiz üreten borçları önce kapamaktır. Size en çok acı çektiren borcu doğrudan ödemek kesinlikle yanlış bir stratejidir. Duygusal olmayın, kurgusal olun..Savaşlar strateji ile kazanılır ve bu bir savaştır. Borçlarınızı belirten bir tabloyu oluşturduktan sonra haftalık aylık ve mutlaka yıllık borçlarınızı görebilmelisiniz ve bu borç listesini en azından haftalık olacak biçimde güncel tutmanızı öneririm. Boğulmanıza sebep olan şey suya düşmeniz değildir hala orada durmanızdır. Harekete geçin! Bunu sizin için kimse yapamaz ancak siz yapabilirsiniz.