Kriz Zamanında Maliyet Düşürme ve İsrafla Mücadele

En önemli faktörlerden başlayarak israfla mücadele etmek kritiktir. Çünkü bir gün satışlarınız herhangi bir neden ile düşebilir, ya da herhangi bir neden ile masraflarınız satışlarınızdan daha hızlı artabilir ya da pazar baskısı sonucunda fiyatınız geri gitmek durumunda kalabilir. İşte bugünleri düşünerek hareket edin ve masrafı kısmak ile brüt kârı arttırmak arasında ikilemde kaldığınızı asla zannetmeyin. Satışı arttırmak peşine düşüp, masraf kısma çabaları unutmayın. Yanılmayın, böyle bir ikilem yoktur. Konumuz krize hazır olmak olduğuna göre, masraf kısmak ve brüt kârı arttırmak arasındaki öncelik masraf ile, israf ile mücadelede olmalıdır.

Genel idari giderler, belirli bir satış adedi aralığında, satışlarınızdan bağımsızdır. Satışınız belirli bir oranda artsa da azalsa da, genel idari giderleriniz kabaca sabit kalırlar. Kriz patladığında masrafı hemen kısamazsınız ve yorgan ayağı örtmemeye çok çabuk başlar. Bu neden ile özellikle işlerin rahat olduğu zamanlarda genel idari gideri kısmak için, öncelikle mücadele etmelisiniz. Zaman varken, sonuç alması uzun süren işleri yapmalısınız.

Yalnızca israfla mücadele bile, normal pazar şartlarında, işletmelerin çok büyük çoğunluğunu kârlı tutmayı sağlayabilir. Çok satmaktan, yüksek fiyat ile satmaktan önce bu mücadele hakkı ile ve sürekli yapılmalıdır. Delikler sıkı sıkıya tıkanmalı, kovadan su kaçmamalıdır.

Masrafları kontrol kadar önemli olan bir diğer kavram brüt kârın arttırılmasıdır. Ancak bunu hemen satışı arttırmak olarak almayın. Genellikle satışlar pazara çok bağlıdır. Fiyatları ya da adedi arttırmaya çalışmak çok kolay değildir. Zaten brüt kâr yalnızca çok satarak veya pahalıya satarak artmaz. Ucuza alarak ya da ucuza yaparak da artar. Bir şirketin en gizli, en etkili silahı, satılan malın maliyetini düşürmektir. Ucuza yapmak, alırken kazanmaktır. Rakiplerden daha düşük maliyete sahip olabilmek çok güçlü bir pozisyondur.

Krizi bir tarafa bırakın, dünyada aynı özellikteki ürünlerin fiyatları düzenli bir düşme eğiliminde. Rekabet sonucu ortaya çıkan verimlilik artışından kaynaklanıyor bu. 1990'ların başında aldığınız otomobillere hava yastıkları, ABS, klima gibi bir çok özellik eklendi ama bu yeni ekipmanlara rağmen, şimdi aynı model otomobili daha ucuza alıyorsunuz. Bundan birkaç yıl önce bir bisiklet lastiğini aldığınız paraya neredeyse bisikletin kendisini, üstelik lastikleri ile birlikte verecekler. Varlığınızı sürdürebilmek için maliyeti sürekli aşağıya çekebilir olmalısınız.

Bunu yapamayan ülkeler bir bütün olarak ellerindeki sektörleri başka ülkelere kaptırıyorlar. Otomotiv üretimi bize doğru gelirken, tekstili elimizden kaçırmak riski konuşuluyor. Bu eğilimlerin kökünde üretim maliyeti değişimleri yatıyor Matematiği değiştirmek mümkün değil. Hiçbir rekabet üstünlüğünün sonsuza kadar kalıcı olacağını sanmayın. Nasıl biz yerinde sayanları geçiyorsak, eğer yerimizde sayarsak bizi de geçenler çıkacaktır. Aynı ülkeler gibi, şirketler de ellerindeki işi kaptırmak tehdidi altındalar. Yalnızca yanınızdaki imalatçıyı düşünmeyin, bugün imalatta bütün dünyanın kabusu haline gelmiş olan Çin firmaları ile maliyet rekabeti içinde olmak durumundayız. Maliyet azaltma bir varoluş sorunudur.

Tıpkı evrende düzensizliğin artış eğilimi gibi, masraflar da kendi haline bırakıldıklarında artma eğilimindedirler. Masrafların ve maliyetin azaltılması tepe yönetiminin temel görevidir. Bu, mücadelede tepe yönetiminin örnek olmasını gerektirir. Siz odadan çıkarken ışığı açık bırakırsanız, kimseye ışığı kapattıramazsınız. Organizasyon ne dediğinize değil, ne yaptığınıza bakar.

Eski bir Genel Kurmay Başkanı "Kendimizi en çok güvende hissettiğimiz an, en çok tehlikede olduğumuz zamandır" demişti. Zaman içinde pazar şartları rahatladığında, masrafları arttırma eğilimi de artar. Organizasyonun masrafa özellikle bu dönemlerde alıştırılmaması gerekir. Yemeğin yer sofralarında yenildiği zamanlarda yaşamış bir aile büyüğüne atfen söylenen bir söz var "Sofrayı ne kadar geniş açarsan, sonra daraltması o kadar zor olur" Güneşli günlerde rehavete asla kapılmamalı.


Alıntı: "Henüz Zaman Varken...", Yusuf Soner, Beyaz Yayınları, 1. Baskı, Mayıs 2004, ISBN: 975-599-093-3, sayfa: 44-46.


Para Kazanma İpuçları

Para sahibi olmak bir şans değil. Zengin olmanın, oturduğunuz yerden paranın size doğru akmasını izlemenin yolları var. Kolayca para sahibi olabilir, kazandıklarınızın erimesini değil giderek artmasını sağlayabilirsiniz.

Şip Şak Çeviri - Kaliteli Teknik Akademik Ticari Çeviri



Anahtar sözcükler: kriz, israf, tasarruf, maliyet azaltma, maliyeti, düşürme, ekonomi, karlılık

Bir F Network Sitesidir.